Anasayfa | Arsiv | Profilim | Rss | E-Mail
MENÜLER

 

Son Yazılarım

Kategorilerim
 

                      <"MASALLAR ">


Son Yorumlar

Arama

Arkadaşlarım
  • yunusum vatanim zeynepalp yunuss togocrazy whikery vuslat78 yalniz sure34 tayyib41 yakko 1984nilufer 1982fatma ustad nurla zahara sudba ruyacocukkulubu

    Diyanet Meali
    Elmalılı Y. M.
    Yaşar Nuri M.

    Google

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Masonluğun Felsefesi

    Türkiye'de Masonluk

    __________Satanizm

    __________Ateizim

    __________Budizm

    Siyonizm Felsefesi

    Matrix Felsefesi

    Savaşların Perde Arkası

    Atom Mucizesi

    Kavimlerin Helakı

    Ahir Zaman

    ''SİZLERİ KATLEDİLEN MÜ'MİN MASUM CANLAR İÇİN FATİHA OKUMAYA DAVET EDİYORUZ''

     



 
Image Hosted by ImageShack.us

13/1/2007 - YAZILAR

HER HAYAT YAŞANACAK BİR CAN BULUR.......

 

Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine
yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu
seyretmekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan,
spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks
sayılmazdı ama, küçük bir dükkân için yeterliydi.
Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine
doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği
kullanmaktaydı. Hem de güçlükle...

Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun
sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu
yüzden de sağa sola uçuşuyordu. Çocuğun baktığı
ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir
müddet öyle durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola
koyulduğunda, adam dükkândan dışarı fırlayıp:

- "Küçüüük!" diye seslendi." Ayakkabı almayı düşündün
mü? Bu seneki modeller bir hârika!"

Çocuk, ona dönerek:

- "Gerçekten çok güzeller!" diye tebessüm etti, "Ama
benim bir bacağım doğuştan eksik".

- "Bence önemli değil!" diye atıldı adam. "Bu dünyada
her şeyiyle tam insan yok ki! Kiminin eli eksik,
kiminin de bacağı. Kiminin de aklı veya vicdanı."

Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı
sürdürdü:

- "Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik
olsa idi."

Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru
yaklaşıp:

- "Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?"
- "Çok basit!" dedi, adam. "Eğer yoksa, cennete
giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten
orda tüm eksikler tamamlanacak. Hâttâ sakat insanlar,
sağlamlara oranla, daha fazla mükâfat görecekler..."

Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar
çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine
işâret ederek:

- "Baktığın ayakkabı, sana yakışır!" dedi. "Denemek
ister misin?"
Çocuk, başını yanlara sallayıp:
- "Üzerinde 30 lira yazıyor" dedi, "Almam mümkün değil
ki!"

- "İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım!" dedi
adam, "Bu durumda 20 liraya düşer. Zâten sen bir
tekini alacaksın, o da 10 lira eder."
Çocuk biraz düşünüp:
- "Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!" dedi, "Onu kim
alacak ki?"
- "Amma yaptın ha!" diye güldü adam. "Onu da, sağ
ayağı eksik olan bir çocuğa satarım."
Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam
ederek:
- "Üstelik de öğrencisin değil mi?" diye sordu.

- "İkiye gidiyorum!" diye atıldı çocuk, "Üçe geçtim
sayılır."
- "Tamam işte!" dedi adam. "5 Lira da öğrenci indirimi
yapsak, geri kalır 5 lira. O da zâten pazarlık payı
olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!"

Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkâna
girdi. İçerdeki raflar, onun beğendiği modelin aynıyla
doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure
alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını
giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek

- "Benim satış işlemim bitti!" dedi, "Sen de bana,
bunu satsan memnun olurum."
- "Şaka mı yapıyorsunuz?" diye kekeledi çocuk, "Onun
tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder
mi?"
- "Sen çok câhil kalmışsın be arkadaş..." dedi adam,
"Antika eşyalardan haberin yok her hâlde. Bir antika
ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden
ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder."
Küçük çocuk, art arda yaşadığı şokları üzerinden
atabilmiş değildi. Mutlaka bir rûyada olmalıydı. Hem
de hayatındaki en güzel rûya. Adamın, heyecandan
terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kâğıt paralara göz
gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek:
- "Bana göre 20 lira yeterli." dedi. "İndirim
mevsimini başlattınız ya!"
Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına
bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu.
Eğer bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir
mutluluğu bulamazdı. Çocuk, yavaşça yerinden doğruldu.
Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak
bir tebessümle teşekkür edip:
- "Babam haklıymış!" dedi. "Sakat olduğum için
üzülmeme hiç gerek yok! demişti."
* Her Rüzgar Savuracak Bir Toz bulur,
* Her Hayat Yaşanacak Bir Can Bulur,
* Her Umut Gerçekleşecek Bir Düş Bulur
* Bulunmayacak Tek Şey Senin Benzerindir

 

 

0 yapılan yorumlar> • düşüncelerinizi yazmak istermisiniz?Bağlantı

13/1/2007 - MUTLULUK AYRINTILARDA GİZLİDİR.........

Kategori: hayata dair

 

Ailesi ve kendisini seven hiç kimsesi olmayan biryetim kızla ilgili çok güzel bir masal vardır. Kendini çok ama çok üzgün ve yalnız hissettiği bir gün, çayırda yürürken, bir çalıya küçük bir kelebeğin takıldığını görür. Kendini kurtarmak için çabaladıkça, dikenler onun narin bedenini daha çok hırpalar. Küçük yetim kız dikkatle kelebeği kurtarır. Uçup gitmek yerine, kelebek güzel bir periye dönüşür. Kız gözlerine inanamaz.Peri, kıza, "Senin eşsiz iyi kalpli davranışın için, sana bir dilek dileme hakkı veriyorum."der.Kız bir an düşünür, sonra "Mutlu olmak istiyorum." der.Peri "Peki" der, ona doğru eğilir ve kulağına fısıldar. Sonra da ortadan kaybolur.
Kız büyüdüğü sürece, ondan daha mutlu kimse yoktur. Herkes ona mutluluğunun sırrını sorar. O ise gülümser ve "Sırrım, küçük bir kızken iyi kalpli bir periyi dinlemiş olmamdır."der.Yaşlanıp, ölüm döşeğine düştüğünde, komşuları etrafına toplanırlar. Sırrının da onunla birlikte yitip gitmesinden korkmaktadırlar. "Lütfen bize söyle" diye yalvarırlar. "İyi peri sana ne dedi?"Sevimli yaşlı kadın gülümser ve "Bana şöyle söyledi" der:"ne kadar güvende, ne kadar yaşlı ya da genç zengin ya da fakir olursa olsun herkesin sana ihtiyacı var"

Kim demiş " Mutlu olmak zor diye " hayatı ince detayla yaşayan insanlar ufacık olaylarla mutlu olurlar.o mutlulugu yakalayanlardan olmak ümidiyle.........

Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 11/1/2007 - s.a

Yazan: elbetbirgun (88.247.69.162)
başkaları için yaşyabilmek özellikle günümüz dünyasında gerçekten çoook zor ama bir o kadar da huzur verici; en iyi, en bitmez mutluluk kaynağı, bunu yapabilmek için yumuşak kalpli olmalı insan, dediğim dedik dememeli, kendisini karşısındakinin yerine koymalı önce, allah cümlemizi kendi yolunda mutlu etsin inş anneciğim
Bağlantı Düzenle Sil

• 12/1/2007 - Gülümsüyoeum sana

Yazan: uzakdost (85.99.163.36)
Ne çok seviyorum biliyormusun yazılarını?
Cıvıl cıvılsın...
Neşelisin...
Ümitlisin...
Işık saçıyorsun etrafındakilere...
Eminim normal yaşantında da öylesin...
Sen bakma sayfamızdaki hüzünlerimize bizim...
İçimizde zamanın biriktirdikleridir onlar...
hayallerimizdir,gerçekleştiremediklerimiz belki...
Ama asla isyan yoktur,ya da ümitsizlik...
Göz yaşı çok vardır belki ama,asla öümleri yazmaz kalemimiz,kan yoktur satırlarımızda...
Gülücükleri de senden depoluyoruz işte yüreğimize...
Çok yaz e mi?
Güzel yaz...

 

 

0 yapılan yorumlar> • düşüncelerinizi yazmak istermisiniz?Bağlantı

11/1/2007 - BİLİRİM........

Kategori: hayata dair

 

 

BİLİRİM

Bilirim yaşamak zorundayım yenmeden ve yenilmeden.

Hayallerim umutlarımın ötesindedir bilirim!...

Bilirim acılarım sevinçlerimin başucundadır!

Gelmeden gitmenin, yaşamadan ölmenin telaşı kaplar biranda beni...

Bilirim tükenmek üzeredir bana verilen süre

Yanarım binbir pişmanlık içinde;

Ne yapsaydım, neyi yapmasaydım diye!

Bilirim boşunadır, fayda vermez son pişmanlık!

İçimde bir ses fısıldar sakinleş, rahat ol diye.

Ama bilirim merhamet bir kefededir,

Diğer kefede ise ceza...

Hangisi ağır gelecek benim için bilemem

Ama bilirimki;

RAHMAN'dır RAHİM'dir O

...!!!...

Sığınırım merhametine yoktan var edenin!

Suyun toprağa sığındığı gibi...

Merhametiyle örter,

Gizler Rabbim günahlarımı,

Gecenin gündüzü örttüğü gibi.

Bir secdede bulurum kendimi.

Göz yaşlarım uyandırır ansızın beni!

Bir rüyedır bu bilirim;

O her zaman.

RAHMAN'dır RAHİM'dir

...!!!...

Rahmeti gazabına galip gelir.

 

B

İ

L

İ

R

İ

M

!

!

!

 

2 yapılan yorumlar> • düşüncelerinizi yazmak istermisiniz?Bağlantı

11/1/2007 - LEYLA DEDİMSE SEN.......

Kategori: hayata dair

                                           

 

 

Leyla dedimse Sen, Suna dedimse Sen, Yar dedimse, Yaran dedimse Sen,
Sen gizlisin en aşikar varlıklarda, isimler farklı farklı olsa da,
Sen işlenmişsin kalbimizin mahzenine, Sana çıkar bütün yollar, Sana açılır bütün kapılar, sevdalar Sende kemale erer. Adımlar hep Sana atılır.

Şiirlerin kalbinde Senin adın saklıdır, nağmeler Sana bestelenir.
Yelkovan askınla, akrep askınla döndürür zamanı, döndükçe, dünya döner askından, aktıkça, nehirler akar ardından...

Hasret Senin adındır, özlem Sensin içimizde...

Kandillerde ışıklar ansızın söndüğünde, Sensin en parlak Nur yüreğimizde.
Seherin bağrına düşen gözyaşlarda aşkın gizlidir, aşkın gizlidir fecir vakti dualarda, yakarışlarda...

Aksamların yalnızlığında, yalnızlığın bağrında Sensin görünen. Gariplerin yoldaşı,sırdaşı,arkadaşı, Sensin velisi, vekili kimsesiz kalmış gönüllerin...

Seni konuşur hatipler, Seni susar evliyalar, Sana bakar aşıklar, Sana koşar sevdalılar. Secdeler Sana yükselir, dalga dalga Sana ulaşır zikirler.
Bize kalem ile yazmayı ögrettiğinden beri, Sana yürür kelimeler.

Sen deyince susar diller, yanardağlar kızsa da gönülde...

Ferhat dağlar ardında aradı Seni, mecnun çöllerin bağrında. Masivayı seviyor görünse de gönül, sevmek, Seni sevmektir aslında. Yanmaktır, yanardağlar gibi içten içe ve susmaktır Seni sevmek, yalnız Seninle konuşmaktır, Seninle dertleşmektir, yandıkça susamaktır, susadıkça yanmaktır, en güzel şarabı tatmaktır Seni sevmek, Hak ile dolmaktır, ham iken olmaktır, hiçbir zaman solmamaktır seni sevmek...

Aynalardakı pırıltıyı çözdük Rabbim, biz sonsuz Nur´unu diliyoruz...
Yalnız seni, Yalnız sevgini diliyoruz...
Yalnız sevgini, Yalnız seni diliyoruz...

 

 

0 yapılan yorumlar> • düşüncelerinizi yazmak istermisiniz?Bağlantı

10/1/2007 - KALBİ DUALARIMIZ(ELFÜ ELFÜ AMİN)

Kategori: nurdan damlalar

 

İlahî rahmetiyle ve bu rahmetinin eseri olan lütuflarıyla top yekun mahlukatı kuşatan Rahman ism-i celîlinin sahibi, Âlemlerin Rabbi Allah'a, mahlukatının solukları adedince hamd ü sena; hem fert fert hem de bütün bir beşeriyet olarak medyunu bulunduğumuz İnsanlığın İftihar Tablosu Hazreti Muhammed Mustafa'ya, O'nun güzide aile fertlerine, seçkin yol arkadaşlarına salât ü selam ediyor, aczımızın, fakrımızın şuurunda olarak bir kez daha sonsuz şefkat sahibi Rabbimizin ulu dergahına sığınıyoruz:

Ey bilinmesi gerektiği ölçüde bilmekten fersah fersah uzak bulunduğumuz yüce Rabbimiz! Bizi marifet denizinin derinliklerine daldır; daldır ki, kalplerimiz saffet bulsun, yolumuzun sonu da vuslat olsun! Bizi nurunla rızıklandır.. şek ve şüphenin karanlık vadilerinden uzaklaştır.. zahirimizi ve batınımızı ilahî inayetinle te'yîd buyur ve bizi cismaniyetinin altında kalıp da ezilenlerin elîm akıbetine maruz bırakma!...

Ey kullarının dualarına her zaman mukabelede bulunan yüceler yücesi Rab! Bizim dualarımızı da kabul et.. bizi dünyada da, ukbada da kaybedenlerden eyleme.. her türlü bela ve musibetlerden sıyanet buyur ve umduklarımızın ötesinde sürpriz lütuflarınla sevindir!...

Mahlukatın en şereflisi ve mevcudatın Efendisi'ne, hürmete ziyadesiyle layık aile halkına ve ashab-ı güzinine salât ü selam ederek dualarımızı Kabe-i Muazzama'da yapılmış dualar gibi kabul buyurmanı diliyoruz.

Ya Rab! Eksik-gedik de olsa, ne olur, şu teveccühümüzü karşılıksız bırakma!

 

1 yapılan yorumlar> • düşüncelerinizi yazmak istermisiniz?Bağlantı

10/1/2007 - AGLAMA ÇOCUK

Kategori: hayata dair

 

Ağlama çocuk!...

Bak,soğuk hava bu sabah!...

Ağlama,yaşların üşür gözlerinde...

Şimdi bir serin meltem eser gündoğumundan,

öper soluk yanaklarını,

alır götürür buzları kirpiklerinden...

Isınır yüreğin,

gülersin...

 

Hadi!...

Ağlama çocuk!...

Seni bekliyor gülümsemeler  yüreklerimizde...

Koş,topla hadi,durma!...

Sonra da bölüşelim beraberce kardeş payı...

Sen bir tutam gülümseme ver bana,

ben de bir avuç sevgi koparayım gönlümden,

fit olalım,ne dersin?

Ağlama!...

Zil çalıyor bak!...Bırak ak tebeşiri elinden...

Bitti artık,hüzünleri işlediğin

ve ağladığın bu son dersin...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->