Anasayfa | Arsiv | Profilim | Rss | E-Mail
MENÜLER

 

Son Yazılarım

Kategorilerim
 

                      <"MASALLAR ">


Son Yorumlar

Arama

Arkadaşlarım
  • yunusum vatanim zeynepalp yunuss togocrazy whikery vuslat78 yalniz sure34 tayyib41 yakko 1984nilufer 1982fatma ustad nurla zahara sudba ruyacocukkulubu

    Diyanet Meali
    Elmalılı Y. M.
    Yaşar Nuri M.

    Google

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Nur Alemi

    Masonluğun Felsefesi

    Türkiye'de Masonluk

    __________Satanizm

    __________Ateizim

    __________Budizm

    Siyonizm Felsefesi

    Matrix Felsefesi

    Savaşların Perde Arkası

    Atom Mucizesi

    Kavimlerin Helakı

    Ahir Zaman

    ''SİZLERİ KATLEDİLEN MÜ'MİN MASUM CANLAR İÇİN FATİHA OKUMAYA DAVET EDİYORUZ''

     



 
Image Hosted by ImageShack.us

18/1/2007 - hadisler

Kategori: hadisler

*Kenzül İrfan-40 hadis
     Şeyh Esad Erbili.
    Şeyh Esad Erbilli

''Ümmetimden kırk Hadis-i Şerif'i taşıyan ve ezberinde tutan kimseyi Cenab-ı Allah KıyametGünü'nde fukarayı kiram, ulemayı izam zümresinde diriltir.''
HZ.MUHAMMED (s.a.v)


1. Lisan (dil) ile kalb bir olmadıkça hiç bir kul mü'mini kamil olamaz.

2. Namazını terk eden kimse vefat edince, Cenab-ı Allah'ı gazab sıfatıyla bulur.

3. Hayırlı işlere delalet eden kimse, o hayırı işleyen gibi sevab kazanır.

4. Mazlumun duasından sakınınız. Zira; bir kıvılcım sürati gibi semayı çabucak
kaplar.

5. Sadaka veriniz. Zira; sadaka sizi Cehennem ateşinden kurtarır.

6. Cimrilerin azabsız Cennet'e giremeyeceklerine Cenab-ı Allah yemin etmiştir.

7. Bir mü'min için din kardeşiyle üç günden fazla konuşmamak helal olmaz.

8. Cenab-ı Allah'ın rızası; annenin, babanın rızasında, gazabı da gazablarındadır.

9. Bir insanın kendi eşine ve çocuklarına verdiği nafakası, sadaka makamındadır.

10. Komşusunun yiyecek bulamayıp da aç olarak yattığını bildiği halde, yardımda
bulunmayan bir zengin tam bir iman sahibi değildir.

11. Sizin hayırlı olanınız, yemekler ikram ederek aç olanları doyuran kimsedir.

12. Vaad, borç gibidir.

13. Niyet ettiğin bir iş için kalbinde korku ve tereddüt olursa, o işi yapmamalı.

14. Kahkaha ile gülmek şeytandan, gülümsemek (tebessüm) ise Rahmandandır.

15. Muhakkak ki, insanların, en ziyade cimri olanı, karşılaştığı zaman din
kardeşlerine selam vermeyen kimsedir.

16. Özürsüz üç Cuma Namazını terk edenler, münafıklar güruhundan yazılırlar.

17. İki kişi arasındaki düşmanlığı gidermek ve onların aralarını bulmak
sadakaların efdalindendir.

18. Sılai rahimi (akraba ziyareti) terkeden kimsenin nasibini, Cenab-ı Allah
Cennet'den keser.

19. Yemeklerin fenası, bir velime yemeğidir ki; ona tok ve zenginler davet olunup,
aç ve muhtaç olan fakirler ondan mahrum edilir.

20. Doğruluk ve iyi hal üzerinde olanlardan dostlarınızı çoğaltınız. Zira onlar
Kıyamet'te size şefaat ederler.

21. İhtiyarların kalbi iki şeyin muhabbetinde (iki şeyi sevmek hususunda) gençtir.
Bunlardan birisi çok yaşamak, ikincisi para toplamak.

22. Çoğu sarhoşluk veren şeyin azı da haramdır.

23. Zinadan sakınınız. Zira, zinada dört hal vardır. Bunlar:
1- Yüzünde olan nur-i cemali,
2- Rızıkda olan hayır ve bereketi giderir.
3- Cenab-ı Allah'ın gazabını gerektirir.
4- Ve uzun müddet Cehennem ateşini icab ettirir.

24. Zina gibi fuhşiyatın meydana çıkması; yeryüzünün sallanmasına vesile olur.

25. Din kardeşini ayıblardan bir ayıbla ayıblayan kimse, o ayıbı bizzat kendisi
yapmadıkça vefat etmez.

26. Gıybetden sakınınız. Zira gıybetin verdiği zararın bir kısmı, zinadan şiddetlidir.

27. Yalan söylemek, insanın yüzünü kara eder. İki şahsın arasını bozmağa
çalışmak; kabir azabını gerektirir.

28. Rüşveti veren ve alanın her ikiside Cehennem ateşindedir.

29. İstibra hususunda takva üzere olunuz. Zira, kabirde ilk hesab, küçük ve büyük
abdest ile necasetten temizlik hakkındadır.

30. Allah korkusuyla ağlayan bir kimse Cehennem ateşine girmez.

31. Selametini isteyen kimse, susmayı ve konuşmamayı kendisi için lüzumlu kılsın.

32. Bela ve musibet üzerine sabır ve tahammül edip, Cenab-ı Hakk'ın yasak ettiği
söz ve işleri yapmamak ibadettir.

33. Her kim ki; dualarının kabulünü ve gam, kederinin giderilmesini murad ederse;
sıkıntıda bulunanların imdadına yetişsin.

34. Cenab-ı Allah'a hakkıyla tevekkül etseniz kuşları rızıklandırdığı gibi, sizi de
rızıklandırır.

35. Aç bir karnı doyurmaktan efdal nafile bir amel ve ibadet olamaz.

36. Rızık ecel gibi, Cenab-ı Allah'ın kulunu arar, nerede olsa bulur.

37. Bir babanın oğlu için duası, bir peygamberin ümmeti hakkındaki duası gibi
makbuldur.

38. Duasının kabul olması için ısrarla ve fazlaca yalvaranları Cenab-ı Hak sever.

39. Muhakkkak ki, Hak Celle ve a'la hazretleri genç olan tevbekarları sever.

40. Uyku için yatağa yatarken evvela Fatiha, sonra İhlas-ı Şerf'i okuduğun zaman
ölümden başka herşeyden emin olursun.
.”

HaDiSlEr

İSLAM, İBADET, AMEL, FELAH

 

1- Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"islâm, beş temel üzerine kurulmuştur: Allahın birliğine inanmak, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucunu tutmak, hacca gitmek."

İbn Ömer radıyallahu anh. Müslim.

2- Bir bedevi gelip, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme islâmı sordu.
Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, "Günde beş vakit namaz," buyurdu.
Adam sordu: "Bunlardan başka birşey yapmam gerekir mi?"

"Hayır, ancak nâfile olarak kılabilirsin." Sonra şöyle buyurdu: "Ramazanda oruç tutmak."

"Bunun dışında oruç var mıdır?"
"Hayır, ancak nâfile olarak tutabilirsin." Sonra ona zekâtı da anlattı.

"Bundan başka birşey vermem gerekir mi?"
"Hayır, nâfile olarak verebilirsin."

Sonra adam, arkasını dönüp giderken, "Bunları aynen yaparım, ne eksik, ne de fazla!" dedi.

Ardından, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Sözünde durur da dediklerini yaparsa, cennete girer."

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

3- Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Müslim, elinden ve dilinden müslümanların esenlikte olduğu kişidir. Mümin ise, insanlara, kanları ve malları hususunda güven veren kişidir."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Tirmizî.

4- Bir adam sordu:
"Hangi islâm daha hayırlıdır?"

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem cevap verdi:
"Yemek yedirirsin, tanıdığına da tanımadığına da selâm verirsin..."

İbn Amr radıyallahu. Buhârî.

5- Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme dedim ki:
"Bu işte seninle beraber kimler var?"

"Bir hür kişi, bir de köle..."
"islâm nedir?"

"Hoş söz söylemek ve yemek yedirmek."
"iman nedir?"

"Sabır ve hoşgörü...
"Hangi islâm en üstündür?"

"Müslümanların, elinden ve dilinden esenlikte olduğu kişininki..."
"Hangi îman üstündür?"

"Güzel ahlâk."
"Hangi namaz üstündür?"
"Ayakta durma süresi uzun olan namaz."
"Hangi hicret üstündür?"
"Rabbinin hoşlanmadıklarından uzak durman."
Amr radıyallahu anh. Taberânî.

6- Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme, güçlükte, kolaylıkta, neşeli ve kederli hâllerde, onu dinleyip itaat edeceğime dâir biat edip, söz verdim.

Yine, bize karşı yaptığı tercihlerde, ehline karşı herhangi bir işte tartışmayacağımıza, nerede olursak olalım hakkı söyleyeceğimize, Allah uğrunda kınayıcının kınamasından korkmayacağımıza dâir biat edip, söz verdik.

Ubâde radıyallahu anh. Buhârî.

7- Ensardan bir grup kadınla, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme, islâm üzerinde biat etmek üzere geldik ve şöyle dedik:

"Allaha hiçbir şeyi ortak koşmamaya, hırsızlık yapmamaya, zina etmemeye, çocuklarımızı öldürmemeye, iftira atmamaya, hayırlı işlerde sana baş kaldırmamaya söz verip, biat ettik."

Bunun üzerine Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Tâkat oranında, gücünüz yettikçe..."

"Allah ve Resûlü, bize kendimizden daha merhametlidir. Ey Allahın Resûlü, gel de sana biat edelim!" deyince, şöyle buyurdu:

"Ben kadınlarla tokalaşmam, yüz kadına olan sözüm, tek kadına gibidir."

Umeyme radıyallahu anha. Tirmizî.

8- Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"işin başı islâm, direği namaz, zirvesi cihaddır."

Muaz radıyallahu anh. Tirmizî.

9- Vedâ haccında Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem ile bulundum.
Allahı andı, hamdetti, öğüt verdi, sonra şöyle dedi:

"Bu kutsal gün hangi gündür?"
"En büyük hac günüdür!" dediler.
Bunun üzerine şöyle buyurdu:
"Sizin kanlarınız, mallarınız, ırz ve namuslarınız, size, tıpkı bu gününüz gibi haramdır.
Bu beldeniz gibi, bu ayınız gibi haramdır! Dikkat edin! Cinâyet işleyen kendi aleyhine cinâyet işlemiş olur.
Dikkat edin! Müslüman müslümanın kardeşidir. Müslüman kardeşinin hiçbir şeyi, kendisi helâl etmedikçe, diğer müslümana helâl olmaz.

Dikkat edin! islâm öncesindeki tüm faizler kaldırılmıştır. Verdiğiniz ana paralarınız sizindir.

Haksızlık yapmayın, haksızlığa da uğramayın!
Dikkat edin! islâmdan önce işlenen her türlü kan davası kaldırılmıştır...

Dikkat edin! Kadınlara iyi davranın! Onlar, sizin yanınızda birer emanettirler...
Dikkat edin! Sizin kadınlarınız üzerinde haklarınız vardır, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.

Sizin, kadınlarınızın üzerinde bulunan hakkınız, yataklarınızı çiğnetmemeleri ve evinize girmesinden hoşlanmadığınız kimselere izin vermemeleridir.

Onların sizin üzerinizdeki hakları, giyimlerinde ve yemeklerinde onlara son derece iyi davranmanızdır...

Dikkat edin! Burada bulunanlar bulunmayanlara bildirsin, umulur ki, kendilerine bildirilenler daha kavrayıcı olurlar."

Amr radıyallahu anh. Buhârî.

10- Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Allah, rızıklarınızı bölüştürdüğü gibi, aranızda ahlâklarınızı da bölüştürmüştür.

Allah, dünyayı sevdiğine de, sevmediğine de verir. Ama dini ancak sevdiklerine verir.

Kime dini vermişse, onu kesinkes sevmiştir.

Nefsim elinde olana yemin ederim ki, kalbi ve dili müslüman olmadıkça, bir kul müslüman olamaz.

Komşusu kötülüklerinden emin olmadıkça, kişi tam mümin olamaz!"

"Ey Allahın Resûlü, kişinin kötülükleri nedir?"

Şöyle buyurdu: "Eziyet ve zulüm etmesidir. Haramdan kazandığı parayı nafaka verse, asla bereketi olmaz. Ondan sadaka olarak verirse, kesinlikle kabul olunmaz. Geride bırakırsa,

onu ateşe daha da yaklaştırır. Çünkü Allah, kötüyü kötü ile silmez, kötüyü iyilik ile siler.
Çünkü, pis olan pisi silmez."

İbn Mesûd radıyallahu anh. Ahmed.

11- Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"islâm garîb başladı, başlangıçtaki gibi tekrar garîb olacaktır.
Garîblere ne mutlu!"

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

 

SOFRA, YEME, İÇME

1. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Biriniz yemek yerken "Bismillah" desin. Başta söylemeyi unutursa, hatırlayınca, "Başında da sonunda da Bismillah!" desin."

Aişe radıyallahu anha. Ebû Dâvud.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Yemeğin bereketi, hem yemekten önce, hem de yemekten sonra el ve ağzı yıkamaktadır."

Selman radıyallahu anh. Tirmizî.

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin koruması altında bir çocuktum. Elim yemek kabının her tarafında dolaşır dururdu. Bunun üzerine:

"Evladım! Besmele çek, sağ elinle ye ve sana yakın olan taraftan ye!" buyurdu.

İbn Ebû Seleme radıyallahu anh. Buhârî.

4. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, yaslanarak yemek yemezdi. iki adamın onun ardından gittiği de olmamıştır. Üç kişi olduklarında aralarında yürürdü. Toplu oldukları zaman, birini öne geçirirdi.

İbn Amr radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

5. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, içki içilen sofrada oturmayı yasak etti. Kişinin, karnına dayanarak yemesini ve içmesini de yasakladı. Dane ve benzerini oturarak, ya da yaslanarak yemeğe izin verdi.

İbn Ömer radıyallahu. Rezîn.

6. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, sofra üzerinde yemek yerdi.

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

7. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim, bir tabakta yemek yeyip de, sonra o tabağı sıyırırsa, o tabak onun için Allahtan af diler."

Nubeyşe radıyallahu anh. Tirmizî.

8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"iki kişilik yemek üç kişiye yeter. Üç kişilik yemek ise, dört kişiye yeter."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

9. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"insan, karnından daha kötü bir kabı doldurmamıştır. Belini doğrultacak birkaç lokma yeterlidir, mutlaka bundan fazla yemesi gerekirse, midesini üçe bölsün: Üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefesi için."

Mikdam radıyallahu anh. Tirmizî.

10. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yemeğe kusur bulmazdı, canı çekerse yerdi, çekmezse bırakırdı.

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

11. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Sofra kurulduğu zaman, kaldırılıncaya kadar kimse kalkmasın. Kişi doysa bile, elini, herkes bitirinceye kadar sofradan çekmesin. Çünkü, aralarında utanan kimse bulunur da, doymadankalkar."

İbn Ömer radıyallahu anh. İbn Mâce.

12. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, ayakta yemek yemeyi ve su içmeyi yasakladı.

Enes radıyallahu anh. Bezzâr.

13. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem yanıma girip:
"Yanınızda yiyecek bir şey var mı?" diye sordu.

"Biraz ekmek, biraz da sirke var," dedim.

"Onu getirin, içinde sirke bulunan ev fakir sayılmaz!" buyurdu.

Ümmü Hani radıyallahu anha. Tirmizî.

14. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme, Tebükte, hıristiyanlarca üretilen peynir getirildi, onu bıçakla kesti ve besmele çekerek yedi.

İbn Ömer radıyallahu anh. Rezîn.

15. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Rahmana ibadet edin! Yemek yedirin! Bol selâm verin ki, esenlikle cennete giresiniz!"

İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî.

16. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Biriniz, müslüman kardeşinin yanına girip de, o kendisine yemek ikram ettiği zaman, yesin. Onun hakkında bir şey sormasın. ikram ettiği suyu da içsin, hakkında bir şey sormasın."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ahmed.

17. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Deve içişi gibi tek bir içişle su içmeyin, ikişer üçer için. içmeye bismillah diyerek başlayın, bitirince elhamdülillah deyin."

İbn Abbas radıyallahu anh. Tirmizî.

18. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Biriniz su içtiği zaman bardağın içinde nefes almasın."

Ebû Katâde radıyallahu anh. Buhârî.

19. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Sarhoşluk veren her içecek haramdır."

Aişe radıyallahu anha. Buhârî.

20. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Çoğu sarhoş edenin azı da haramdır."

Câbir radıyallahu anh. Tirmizî.

21. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, her sarhoş eden ve dalgınlık veren şeyi yasak etmiştir.

Ümmü Seleme radıyallahu anha. Ebû Dâvud.

22. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, şarapla ilgili on kişiye lânet etti: Üzümünü sıkana, sıktırana, içene, içirene, taşıyana, taşıttırana, satana, satın alana, bağışlayana ve parasını yiyene.

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

23. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ümmetimden bir takım insanlar, şarap içecekler ve ona başka başka isimler verecekler."

Sahabeden biri radıyallahu anh. Nesêî.

 

İHLAS, NİYET, RİYA
 
1. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"şüphesiz Allah, biçimlerinize ve sözlerinize bakmaz, işlerinize ve kalplerinize bakar."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. İbn Mâce.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kişi, insanların gözünde cennetliklerin işi gibi iş yapar, oysa o cehennemliktir."

Sehl radıyallahu anh. Buhârî.
 

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"ihsan, Allaha sanki Onu görüyormuşsun gibi ibadet etmendir. Zira, sen Onu görmesen de, O seni kesinlikle görür."

Yahya radıyallahu anh. Müslim.

4. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ameller ancak niyetlere göredir. Herkesin niyetine göre işlem yapılır."

Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

5. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Allah bir topluluğa azap indirirse, içinde bulunan herkese isabet eder. Ancak, dirilirlerken amellerine göre dirilirler."

İbn Ömer radıyallahu anh. Buhârî.

6. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"şüphesiz, dilleriyle söylemedikçe veya onu yapmadıkça, Allah, ümmetimin gönüllerinden geçirdikleri şeyleri bağışlamıştır."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

7. Dedim ki:
"Ey Allahın Resûlü! Tam anlamıyla iyilik nedir?"
şöyle buyurdu:

"Gizli hâllerinde de, göz önündeyken yaptığın ameli yapman."

Ebû Mâlik radıyallahu anh. Taberânî.

İbn Abbas radıyallahu anh. Rezîn.

8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kıyamet gününde, Allahın huzurunda, insanların en kötüsü, bir kimse insanlarla başka türlü, ötekilerle başka türlü konuşan ikiyüzlülerdir."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

9. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
Allah teâlâ buyurmuştur:

"Ben kulumun zannı üzereyim. Nasıl isterse beni öyle sansın."

Hayyan radıyallahu anh. Ahmed.

10. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin evine bazı insanlar geldiler ve onun ibadetlerini sordular. Onunkiler anlaşılınca kendi ibadetleri hususunda

"Biz nerede, o nerede! Onun tüm günahları affetilmiştir," dediler.

Biri, "Ben bütün gece uyumayıp namaz kılacağım," dedi.

Diğeri, "Ben devamlı oruç tutacağım," dedi.

Öbürü de, "Ben kadınlardan uzak duracağım," dedi.

Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem geldi ve onlara:

"Bu sözleri söyleyenler siz misiniz? Bana gelince, ben Allahtan hepinizden daha fazla korkarım ve Ondan hepinizden daha çok çekinirim. Orucu hem tutarım, hem de tutmam. Namazı hem uzatırım hem uzatmam uyuduğum da olur hanımlarla da evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse, benden değildir!" buyurdu.

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

11. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bana:
"işittiğime göre, sen her gece Kurânı baştan sona okuyormuşsun?" dedi.

"Evet," dedim.

"Baştan sona ayda bir oku!" buyurdu.

İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.

12. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Sen bütün günleri oruçla, geceleri de namazla geçiriyormuşsun?"

"Evet."

"Böyle yaparsan hem gözün, hem de ruhun bitkin düşer, yorulur. Ara vermeden oruç tutanın orucu olmaz. Üç günlük oruç, tüm senenin orucuna bedeldir. Her ayın üç gününü oruçla geçir!"

İbn Amr radıyallahu anh. Müslim.

13. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Allaın en çok sevdiği amel, az da olsa devamlı olanıdır."

Aişe radıyallahu anha. Buhârî.

14. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
“Hiçbirinizi kendi ameli cennete koyacak değildir."

Aişe radıyallahu anha. Buhârî.

15. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"şüphesiz, bu din kolaydır. Kim güçleştirmeye kalkışırsa, ona yenik düşer."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

16. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kolaylaştırın, güçleştirmeyin, müjdeleyin, tiksindirmeyin!"

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

17. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"işlerin en hayırlısıdır."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Rezîn.

 

NAMAZ
 
1. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Bu ümmetten ilk kaldırılacak olan şey şûdur. Kalbinde korku ile karışık bir saygı duya duya namaz kılan görülemeyecektir."

Ebû Derda radıyallahu anh. Taberânî.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Fatiha suresine bir şey eklersen daha iyi olur, onunla yetinirsen sana yeter."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"imam, "âmin" dediği zaman siz de "âmin" deyin! Çünkü, kimin âmini meleklerinkine rastlarsa, geçmişteki günahları başlanır."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

4. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, öğle namazının ilk iki rekatında fatiha ile iki sûre okurdu, son iki rekatında sadece fatiha okurdu. Bazen bize duyururdu. Birincisinde, ikincisindekinden uzun okurdu. ikindi namazında da böyle yapardı.

Ebû Katâde radıyallahu anh. Buhârî.

5. Namazda, sessizce beklenecek iki sekte yeri ezberledim. Birisi, imam tekbir alıp okumaya başlayıncaya kadar geçen sessizlik, ikincisi Fatiha ile bir sûreyi okuduktan sonra, rükû için eğilinceye kadar olan sessizlik.

Semûre radıyallahu anh. Tirmizî.

6. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"En üstün namaz, ayakta durma süresi uzun olan namazdır."

Câbir radıyallahu anh. Müslim.

7. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"En kötü hırsızlık, namazdan çalmaktır."
"Kişi namazından nasıl çalar?" dediler.
"Rükû ve secdesini tam yapmamakla çalar," buyurdu.

Nûman radıyallahu anh. Mâlik.

8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemden daha mükemmel ve daha kısa namaz kıldıran birinin arkasında hiç namaz kılmadım.
"Semiallahu limen hamideh," dedikten sonra o kadar ayakta dururdu ki, galiba yanıldı, derdin.
Sonra tekbir alıp secdeye vatırır. iki secde arasında o kadar uzun otururdu ki, galiba yanıldı, diye düşünebilirdin.

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

10. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bana dedi ki:
"Oğulcuğum, namazda sağa sola bakma! Çünkü, namazda sağa sola bakmak, helâk olmaktır."

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

11. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Biriniz namaza durduğu zaman, gözlerini yummasın!"

İbn Abbas raıyallahu anh. Taberânî.

12. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, avuçlarıı avuçlarına alarak, sûre öğretir gibi, bana "teşehhüd"ü öğretti:
"Ettahiyyâtü lillâhi vessalâvatü vettayyibâtü. Esselâmü aleyke eyyühen nebiyyü ve rahmetullahi ve berekatüh. Esselâmü aleyna ve âlâ ibadillahis salihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühu ve Resûlüh."
"Bunu söylediğin zaman namazını tamamlamış olur. Ondan sonra istersen kalkabilirsin, istersen oturabilirsin."

İbn Mesûd radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

13. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin en çok yaptığı şudur:
"Allahümme âtinâ fiddünya haseneten ve filâhireti haseneten ve kınâ azâbennâr."

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

14. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim bana salâtüselâm getirmeyi unutup ihmal ederse, cennet yolunu şaşırır."

İbn Abbas raıyallahu anh. İbn Mâce.

15. "Ey Allahın Resulü! Sana nasıl selâm vereceğimizi biliyoruz, fakat sana nasıl salâvat getireceğiz?" diye soruldu.
"şöyle deyin!" buyurdu:
"Allahümme salli âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammed. Kema salleyte âlâ ibrahime. inneke Hamîdün Mecîd. Allahümme bârik âlâ Muhammedin ve âlâ âli Muhammed. Kema bârekte âlâ ibrahime. inneke Hamîdün Mecîd."

İbn Ebî Leylâ. Buharî.

16. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, sağına ve soluna şöyle selâm verirdi:
"Esselâmü aleyküm ve rahmetullah. Esselâmü aleyküm ve rahmetullah."
Selâm verirken, yanağının beyaz yeri arkadan görünürdü.

İbn Mesûd radıyallahu anh. Nesêî.

 

TESBİH, CEMAAT, İMAMET, DUA
 
1. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, namazda selâm verdikten sonra üç kere istiğfar eder, sonra şöyle derdi:
"Allahümme entesselâmü ve minkes selâm. Tebarekte ya Zelcelâli vel ikram."

"istiğfarı nasıl idi?"

"Estağfirullah, estağfirullah" şeklindeydi.

Sevban radıyallahu anh. Müslim.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim her farz namazından sonra Ayet el kürsiyi okursa, öbür namaza kadar o, Allahın korumasında olur."

Hasan radıyallahu anh. Taberânî.

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim her namazın ardından otuzüç kere sübhanallah, otuz üç kere elhamdülillah ve otuz üç kere Allahuekber deyip, yüzüncüsünü "Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh. Lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve âlâ külli şeyin kadîr," diyerek tamamlarsa, deniz köpükleri kadar da olsa günahları bağışlanır."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

4. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemin, sağ elinin parmak boğumlarını tesbih gibi kullandığını gördüm.

İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî.

5. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ne oluyor bu insanlara ki, kendilerine Allahın kitabı okunuyor da, ne okunduğunu bilmiyorlar, okunmayıp terk edilenin de farkında olamıyorlar!

işte tıpkı bunun gibi, kendilerine peygamber gönderilen eski toplumların kalblerinden Allahın azameti çıkartıldı, yalnız bedenleri hazır bulundu da, kalbleri başka yerlerde dolaştı.

Şurası kesindir ki, kalbi bedeniyle birlikte hazır bulunmadıkça, Allah kulun amelini kabul etmez!"

Mâlik radıyallahu anh. Rezîn.

6. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:

"Sofra kurulduğu zaman namaz kılınmaz. Bir de tuvaleti sıkışan kişi namaz kılamaz."

Aişe radıyallahu anha. Müslim.

7. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Üç şey inciticidir: Kişinin, ayakta işemesi, namazı bitirmeden alnını silmesi, secdede üflemesi."

Büreyde radıyallahu anh. Bezzâr.

8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kişi, kırk gün birinci tekbirini kaçırmadan cemaatle namaz kılarsa, Allah ona iki kurtuluş yazar: Biri ateşten arınıp kurtulma, ikincisi ise ikiyüzlülükten arınıp kurtulma."

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

9. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Bir köyde, ya da bir kırda üç kişi bir arada olup da, namazı cemaat hâlinde kılmazlarsa, anla ki, şeytan onlara üstün gelmiştir."

Ebû Derda radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

10. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Cemaatle namaz kılmak, tek başına namaz kılmaktan yirmibeş derece daha üstündür."

Ebû Saîd radıyallahu anh. Buhârî.

11. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"imamın arkasındaki cemaat, "Semiallahu limen hamideh," demesin, "Rabbena lekel hamd," desin."

Amir radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

12. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Namaz kıldıran, namazı hafif kıldırsın, çünkü aralarında güçsüz, hasta ve ihtiyar insanlar bulunabilir."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

13. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Erkeklerin oluşturduğu safların en hayırlısı ilk saftır, en kötüsü ise son saftır. Kadınların saflarının en hayırlısı en son saftır, en kötüsü de ilk saftır."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

14. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Namaza kamet getirildiği zaman, farz namazdan başka hiçbir namaz kılınmaz!"

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

15. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Saflarda düzgün durun, düzensiz durmayın ki, kalbleriniz de birbirinden ayrılmasın!"

Ebû Mesûd radıyallahu anh. Müslim.

16. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Ben namaza duruyorum, uzatmak istiyorum, fakat bir çocuğun ağlamasını işitince kısa kıldırıyorum, çünkü annesinin onun ağlamasına dayanamadığını biliyorum."

Enes radıyallahu anh. Buhârî.

17. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"imam, kendisine uyulmak içindir. Sizden önce secde eder, sizden önce başını kaldırır. işte öteki bölümler de böyledir."

Hittân radıyallahu anh. Müslim.

18. Ben, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellemin yanında namaz kıldım, Aişe de arkamızda durup, bizimle birlikte namaz kıldı.

İbn Abbas radıyallahu anh. Nesêî.

19. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Üç şey vardır ki, onları yapmak kimseye helâl olmaz:

Cemaate namaz kıldıran imam, cemaati ihmal edip, yalnız kendisi için dua edemez, ederse onlara ihanet etmiş olur.

izin verilmedikçe, bir kimse başka birinin evinin içine bakamaz, bakarsa onlara ihanet etmiş olur.

Tuvaleti gelmiş kimse de, gerekeni yapıp rahatlamadıkça namaz kılamaz."

Sevban radıyallahu anh. Tirmizî.

20. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Namaz kılanın önünden geçen kişi, bunun vebalinin ne kadar büyük olduğunu bilseydi, yıllarca beklerdi de, bu onun için daha hayırlı olurdu."

Ebû Cüheym radıyallahu anh. Buhârî.

 

CUMA, BAYRAM, HUTBE
1. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Cumâ gününde öyle bir saat vardır ki, bir kul o saatte ne isterse, mutlaka ona verilir."

Kesîr radıyallahu anh. Tirmizî.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Cumâ günü, Allah indinde bayram günlerinden daha büyüktür."

Ebû Lubâbe radıyallahu anh. İbn Mâce.

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kim, Cumâ günü yıkanıp temizlenir, koku sürünür, sonra mescide gelip, iki kişinin arasını açarak rahatsız etmeden sessizce oturur, sonra Allahın farz kıldığı namazı kılar ve imam konuşurken susup dikkatle onu dinlerse, mutlaka, gelecek Cumâya kadar işleyeceği günahları bağışlanır."

Selman radıyallahu anh. Buhârî.

4. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Köle, kadın, çocuk ve hasta hariç, Cumâ namazı kılmak her müslümana farzdır."

Târık radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

5. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Her kim, önemsemeyerek, Cuma namazına gitmeyi üst üste üç kez terkederse, Allah onun kalbini mühürler."

Ebûl Câd radıyallahu anh. Tirmizî.

6. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Kişinin namazını uzun, hutbesini kısa tutması anlayışlı olduğunun alâmetidir. Onun için, siz de hutbeyi kısa tutun, namazı uzatın. Çünkü, bazı konuşmalarda büyüleyici sözler bulunur."

Ammar radıyallahu anh. Müslim.

7. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Cumâ günü imam hutbe okurken, arkası üzerine oturup, dizlerini dikerek, ellerini dizlerine bağlamaktan alıkoymuştur.

Muaz radıyallahu anh. Tirmizî.

8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, hutbeyi şiir gibi okuyanlara lânet etmiştir.

Muaviye radıyallahu anh. Taberânî.

9. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bayram günü mescide gitmeden evvel yıkanırdı.

İbn Ömer radıyallahu anh. Mâlik.

10. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, yemek yemedikçe Ramazan bayramı namazına çıkmazdı. Kurban bayramında ise, namaz kıldırıncaya kadar birşey yemezdi.

Büreyde radıyallahu anh. Tirmizî.

 

KONUŞMA, YALAN, GIYBET, TARTIŞMA


1. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Kul, önemsemeden ve farkına varmadan, Allahın şnut olduğu bir söz söyler, bu sebeple Allah onun derecesini yükseltir. Yine kul, dikkat etmeden, Allah'ın öfkesini gerektiren bir söz söyler de, Allah onu, o kelime nedeniyle Cehenneme yuvarlar."
Ebû Hureyre (radıyallahu anh.) Buhârî.

2. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"İnsan sabaha erişince, organları, dili susturup şöyle derler: Hakkımızda Allah'tan kork! Çünkü biz, seninle beraberiz, doğru olursan biz de doğru oluruz,eğri olursan biz de eğri oluruz."
Ebû Saîd (radıyallahu anh.) Tirmizî.

3. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Kim bana iki bacağı arı ile iki dudağı arasını garanti ederse, ben de ona Cenneti garanti ederim."
Ebû Hureyre (radıyallahu anh.) Buhârî.

4. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"İnsanların kalbini çelmek için konuşma sanatını öğrenen kimsenin, Allah ne farzını ve ne de nafilesini kabul eder."
Ebû Hureyre (radıyallahu anh.) Ebû Dâvud.

5. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Meryem oğlu İsa, yolda bir domuza rastlı: "Haydi selâmet içinde geç!" dedi.
Kendisine, "Sen bunu domuza mı söylüyorsun?!" diye itiraz edilince:
"Ben dilimi, kötü söze alıştırmaktan korkuyorum" diye cevap verdi."
Yahya (radıyallahu anh.) Mâlik.

6. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Kişinin, insanlar bozuldu, dediğini duyarsanız Aslında o en fazla bozulanların içindedir."
Ebû Hureyre (radıyallahu anh.) Müslim.

7. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Kişinin, kanıtsız ve dayanaksız söz söylemesi ne kötüdür."
Ebû Kilâbe (radıyallahu anh.) Ebû Dâvud.

8. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Her kim, müslüman kardeşini bir günah yüzünden ayıplarsa, onu kendisi de işleyinceye kadar ölmez."
Muaz (radıyallahu anh.) Tirmizî.

9. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Mümin, kusur bulucu, lânet edici, azgın ve hayasız olamaz."
İbn Mesûd (radıyallahu anh.) Tirmizî.

10. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem)'e dediler ki:
"Müşriklere beddua et ve onları lânetle!"
Cevaben şöyle buyurdu:
"Ben, rahmet olarak gönderildim, lânetleyici olarak değil."
Ebû Hureyre (radıyallahu anh.) Müslim.

11. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) sordu:
"Gıybet nedir bilir misiniz?"
"Allah ve Resûlü bilir" dediler.
"Birinizin, kardeşinin hoşlanmadığı şey ile anmasıdır."
Bunun üzerine bir adam dedi ki:
"Ey Allahın Resûlü! Anlattıklarım ya o kardeşimde bulunursa?"
"Anlattıkların o kardeşinde bulunursa, onun gıybetini etmiş olursun. Anlattıkların onda yoksa, o zaman ona iftira etmiş olursun!" buyurdu.
Ebû Hureyre (radıyallahu anh.) Tirmizî.

12. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Haksız yere müslümanın namus ve şahsiyetine dil uzatmak, günahların en büyüğüdür."
Saîd (radıyallahu anh.) Ebû Dâvud.

13. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Bana bir kimse, sahabelerimin birinden bir şey ulaştırmasın! Zira ben, onların adına, içim arınmış ve rahat olarak çıkmak istiyorum."
İbn Mesûd (radıyallahu anh.) Tirmizî.

14. Peygamber (sallallahu aleyhi ve selem) ahlâken insanların en güzeli idi. Benim, sütten yeni kesilmiş olan küçük bir kardeşim vardı. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) ona şöyle derdi:
"Ey Ebû Umeyr! Ne yaptı Nugeyr?" Nugeyr, çocuğun kendisiyle oynaıı birştu.
Çoğu kez, o evimizdeyken namaz vakti gelirdi. Üzerinde oturduğu şiltenin süpürülüp temizlenmesini ve üzerine su serpilmesini emrederdi. Sonra kalkar, namaza dururdu. Biz de onun arkasına saf olurduk ve bize namaz kıldırırdı.
Enes (radıyallahu anh.) Buhârî.

15. Bir kadın, Peygamber (sallallahu aleyhi ve selem)'e gelip,şöyle dedi:
"Bizi bir deveye bindir!"
"Sizi devenin yavrusuna bindireyim" buyurdu.
"Biz devenin yavrusunu ne yapalım!"
"Her deve bir başka devenin yavrusu değil mi?" buyurdu.
Enes (radıyallahu anh.) Tirmizî.

16. Peygamber (sallallahu aleyhi ve selem) "Ey iki kulaklı!" diye hitap ederek bana şaka yaptı.
Enes (radıyallahu anh.) Tirmizî.

17. Dediler ki:
"Ey Allahın Resulü! Sen de şaka yapıyorsun."
şöyle buyurdu:
"Ben yine de doğruyu söylerim."
Ebû Hureyre (radıyallahu anh.) Tirmizî.

18. Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu:
"Ne ciddi, ne de şaka olarak, biriniz kardşinin malıı almın!"
İbn Sâib (radıyallahu anh.) Ebû Dâvud.

19. Ensar' dan bir adam, konuştuğu zaman insanlaı güldürürdü. Peygamber (sallallahu aleyhi ve selem) bir defasında onun bedenine çubukla vurmuştu.
Adam, "Ey Allahın Resûlü! Senden kısas hakkını almama izin ver!" dedi.
"Buyur, o hakkını al!"
"Ancak, o zaman benim bedenim açıktı, seninki ise kapalı," deyince, Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve selem) gömleğini çıkardı.
Adam, onu hemen kucaklayıp, bedenini öptü ve "Zaten maksadım bu idi, ey Allahın Resûlü!" dedi.
Useyd (radıyallahu anh.) Ebû Dâvud.

 

SELAM, SOHBET, SAYGI

1. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Biriniz bir oturma yerine girince selâm versin. Oturmak isterse otursun. Kalkarken yine selâm versin. Çünkü, birinci selâm ikincisinden daha üstün değildir."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Evladım! Evine girince selâm ver ki, selâmın hem sana, hem de aile halkına bir bereket olsun."

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Selâm, konuşmaktan önce gelir."

Câbir radnıyallahu anh. Tirmizî.

4. Enes, çocukların yanına uğrayıp, onlara selâm verdi. Sonra şöyle dedi:
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de böyle yapardı.

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

5. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, biz kadınların yanına uğradı ve selâm verdi.

Esma radıyallahu anha. Tirmizî.

6. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Bir topluluk bir yere vardıklarında, içlerinden birinin onlara selâm vermesi yeterli olur. Oturanlardan birisinin onlardan selâm alması yeterlidir."

Ali radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

7. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Binekli yürüyene, yürüyen durana, az olanlar çok olanlara, küçük büyüğe selâm verir."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

8. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"İnsanların en acizi duada aciz olan, insanların en cimrisi de selâm vermekte cimri olandır."

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Taberânî.

9. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"İçinizden hiçbir kimse yoktur ki, bana selâm gönderdiği zaman, Allah onu benim ruhuma ulaştırıp da ben onun selâmını almayayım."

Enes radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

10. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Buluşup el sıkışan iki müslüman yoktur ki, ayrılmadan önce Allah onları bağışlamasın."

Berâ radıyallahu anh. Ebû Dâvud.

11. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Birbirinizle el sıkışın ki, kalplerdeki düşmanlık silinsin. Hediyeleşin ki, birbirinizi sevesiniz ve aradaki dargınlıklar böylece kalksın."

Atâ radıyallahu anh. Mâlik.

12. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"İhtiyara, sırf yaşından dolayı hürmet eden hiç kimse yoktur ki, Allah da ona yaşlandığında saygı gösterecek birini ihsan etmesin."

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

13. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Küçüğümüze merhamet etmeyen, büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir!"

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

14. Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme şu elimle biat ettim ve elini öptük de buna itiraz etmedi.

İbn Rezîn radıyallahu anh. Taberânî.

15. Sahabiler için Peygamber sallallahu aleyhi ve sellemden daha sevgili hiçbir şahıs yoktu. Buna rağmen, onu gördükleri zaman, hoşlanmadığını bildikleri için ayağa kalkmazlardı.

Enes radıyallahu anh. Tirmizî.

 

ANNE, BABA, ÇOCUK, YETİM, DUL

1. Bir adam, Peygamber sallallahu aleyhi ve selleme gelip, şöyle dedi:
"Ey Allahın Resûlü! Kendisine iyilik yapmaya kim daha lâyıktır?"

"Annen, sonra annen, sonra baban, sonra yakınlık derecelerine göre diğer yakınların," buyurdu.

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Buhârî.

2. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Yanında ana babası, ya da onlardan biri yaşlanıp da, gerekeni yaparak cennete giremeyen kimsenin burnu sürtülsün!"

Ebû Hureyre radıyallahu anh. Müslim.

3. Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu:
"Allahın hoşnutluğu babanın hoşnutluğunda, öfkesi de babanın öfkesindedir."

İbn Amr radıyallahu anh. Tirmizî.

4. Cahime dedi:
"Ey Allahın Resûlü! Harbe katılmak istiyorum, sana danışmaya geldim."

"Annen var mı?"

"Evet."

"Onun yanından ayrılma! Çünkü cennet, onun ayakları yanındadır."

İbn Cahime radıyallahu anh. Nesêî.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-02-04 02:11:37 - bütün konular
Yazan: isimsiz
allah sizden razı olsun bilmediğ bazı konular öğrendim
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->